SporBursa’nın usta spor yazarları, Bursaspor’un cumartesi günü deplasmanda oynayacağı Fethiyespor karşılaşması öncesinde, öngörülerini dile getirip, takım son durumunu; artılarını ve eksilerini yorumlamaya devam ediyor.
TEKNİK
ANALİZLER, ÖNGÖRÜLER, SKOR TAHMİNLERİ BU MASADA
Aynı zamanda
deneyimli spor yazarları ile birlikte SporBursa Youtube Kanalı program
yorumcuları da toplantının sonunda, yeşil beyazlı ekibin maç skoruyla
ilgili tahminlerde bulunacak.
İŞTE USTA
YORUMCULARDAN ÇARPICI ANALİZLER…
Moderatörlüğünü
Serkan Yetişmişoğlu’nun
yaptığı ‘Maç Masası’nda neler konuşuldu -spor yazarımız Ercan
Altıngül’ün de İskoçya’dan katılımıyla- ne gibi teknik ve taktik yorumlar
yapıldı, kimler, hangi skor tahminlerinde
Öyleyse, gelin
detaylara hep birlikte bakalım…
İşte, Celil
İnce, Ercan Altıngül, Özge Yetişmişoğlu, Ercan Atal, Akın Güler ve Serkan
Yetişmişoğlu’nun, kendilerine yöneltilen 2 soruya verdiği yanıtlar ve Yeşil
Duvar programı yorumcularımız da dahil, 16 spor yazarımızın maçla ilgili skor
tahminleri…
SORU 1: Son
5 haftaya 5 puan farkla lider giren Bursaspor’un 10 haftadır yenilmemesini
hangi faktörlere bağlıyorsunuz?

CELİL
İNCE
Bursaspor bu
sezon 4 maç kaybetti. Biri içeride Isparta, diğer üçü deplasmanda; Kırklareli,
Gebze ve 1461 Trabzon maçları oldu.
İlk iki
mağlubiyette Adem Çağlayan, diğer ikisinde Tahsin Tam takımın teknik
patronlarıydı. Mustafa Er ile 9 maçta henüz yenilgi yok.
Bu tablonun
birkaç nedeni var;
Birincisi, Mustafa
Er ve ekibi yeni bir motivasyon ve sinerji getirdi.
İkincisi,
devre arası transferleri takıma çabuk adapte olup verimli oldu.
Üçüncüsü,
Bursasporlu futbolcular artık başarının bir sonuç değil süreklilik isteyen bir
süreç olduğunu biliyorlar ve artık rakiplerini değil kendi geçmiş
performanslarını yenmek için savaşıyorlar.
Zaten,
sürekli başarıyı yakalayan veya 'winner' denilen oyuncu tipi de böyle
bir tip.
Şöyle
düşünün; lige başlarken kazanmak bir hedefken, sürekli kazandıktan sonra önünde
beliren yeni hedefe ulaşmak için artık kaybetmemek bir hedef haline geliyor.
Yani
kazanılan her maç bir sonraki beklentiyi büyütüyor.
Bursaspor'da
sporcu grubu; birkaç maç kazanıp “tamam, başardık” diyemez. Çünkü bu
camiada iki yıldır başarı ölçüsü, şampiyonluk...
Başarı
arttıkça esasen futbolcuların üzerindeki baskı da artıyor ama bu oyuncu grubu
ve teknik kadro bu yükü kaldırmayı öğrendi veya biliyor.
İnsan
önce kendini kanıtlamak için çalışırken, bunu yaptıktan sonra seviyeyi
kaybetmemek, saygıyı devam ettirmek için daha çok çalışır.
Bursaspor şu
an bence tam bu noktada...

ERCAN
ALTINGÜL
Bursaspor
son 10 haftada mağlubiyet almadı. Bu, şampiyonluk yolunda bizim için olumlu
olan bir gelişmeydi.
Grupta
oynadığımız takımlar ya çok kötüler ya da bizden 2 tık daha aşağıdalar. Elimizdeki
oyuncu kalitesi bu lige göre biraz değil, çok fazla geliyor.
Durum böyle
olunca rakipler bizi zorlamada güçlük çekiyor. Çoğu maçı çok farklı ve rahat
kazandık ama Muşspor ve K.Maraş İstiklal maçlarında ortaya konan performans
bizim için vasatı geçemedi.
Bir başka
neden de şu:
Mustafa
Er oyun sisteminde değişikliğe giderek takımın mücadele gücünü biraz daha
yükseltti.
Bununla
birlikte takım halinde pres yapan ve rakibi oynatmayan bir ekip haline geldik
ve çoğu maçta bunu sahaya yansıttık.
Bu taktiksel
değişiklik neticesi kalemizi gole kapatınca, mağlup edilme oranımız azaldı
ve sürekli rahat oynayan bir ekip haline geldik.
Saydığım etkenler bir araya gelince, son 10 haftada alınan neticelerle hedefte istenilen yere geldik.

ÖZGE
YETİŞMİŞOĞLU
Nazar
değecek diye insanın ödü kopuyor, o nedenle “41 kere maşallah” diyerek
başlayalım. 10 haftalık bu seri için de tahtalara vuralım.
Çünkü
Bursaspor'da maya öyle bir tuttu ki... Ben artık tribünde çok daha rahat maç
izler oldum. Sahadaki futbol ve bunun neticesinde alınan sonuçlar, golün geç
geldiği maçlarda bile yeşil beyazlı takıma karşı hemen hepimizde şu “iç sesi”
oluşturdu:
-90'da
atarız yine atarız ve kazanırız.
İşte bu
güven öyle büyük bir nimet ki... Adeta sakatlık yığılması yaşayan takımda o
formayı giyen herkes öyle bir hedefe kitlenmiş ki…
Hatta
abartıyorum, yedek kulübesinden, sakatlığı nedeniyle ya da kadro tercihinden
ötürü tribünde oturan oyuncuların bile sinerjisi yansıyor. İnanmışlık ve adanmışlık,
demek tam olarak buymuş.
Kadro oluşturma
konusundaki tercihleri, oyunu iyi okuyup yerinde müdahaleleriyle nokta atışı
yapan Teknik Direktör Mustafa Er'in bir başka etkili hamlesi ise, maç
öncesi ve devre arası soyunma odasında yaptığı yüreklendirici konuşmalar.
O an ben de
o grubun içinde o konuşmayı dinliyor olsam, sahaya; savaşa giden asker gibi
"Allah Allah" diye koşarak fırlardım herhalde…
Dilimizi
ısıralım, tahtalara vuralım ve 5 haftanın keyfini çıkartalım. Çünkü bu takımın her
bir bireyi kafada şampiyon olmuş, geriye sadece oynanması ve kazanılması
gereken 5 maç kalmış.

ERCAN
ATAL
Bursaspor’un
son 10 haftadır bileğinin bükülmemesini tek bir nedene indirgemek haksızlık
olur; bu seri, birkaç temel dinamiğin doğru şekilde birleşmesinin sonucu.
Öncelikle işin
temelinde oyun istikrarı var. Haftalar ilerledikçe oturan bir sistem, ne
oynadığını bilen bir takım görüntüsü ortaya çıkardı. Rakibe göre şekillenen ama
kendi oyun kimliğinden de vazgeçmeyen bir yapı, özellikle bu lig seviyesinde
büyük avantaj sağlıyor.
Bir diğer
kritik faktör savunma disiplini. Bursaspor artık kolay gol yiyen bir
takım değil. Bloklar arası mesafe kısaldı, geçişlerde verilen açıklar
minimuma indi. Bu da beraberinde “önce kaybetmeme” refleksini getirdi.
Zaten uzun serilerin temelinde çoğu zaman bu yatar.
Hücum tarafında ise çeşitlilik ve sabır dikkat çekiyor. Tek bir plana bağlı kalmayan, gerektiğinde kenar ortalarıyla, gerektiğinde merkezden set oyunuyla sonuca gidebilen bir yapı var. Bu da kilitlenen maçların açılmasını sağladı.
Tabii ki göz
ardı edilmemesi gereken bir diğer unsur mental dayanıklılık. Lider
girmenin baskısı kolay taşınmaz ama Bursaspor bunu avantaja çevirmiş durumda.
Özellikle geriye düşülen ya da sıkışan anlarda panik yapılmaması, bu serinin en
değerli kazanımlarından biri.
Ve son
olarak teknik dokunuş… Mustafa Er ile birlikte takımın hem saha içi
organizasyonu hem de oyuncu rolleri netleşti. Her oyuncunun ne yapacağı belli
olunca, ortaya daha güvenli ve sürdürülebilir bir performans çıktı.
Özetle; disiplinli
savunma, oturmuş oyun planı, hücum çeşitliliği ve güçlü mental yapı birleşince
ortaya 10 maçlık yenilmezlik serisi çıktı. Ve bu tablo, kalan 5 hafta
öncesi liderliği daha da anlamlı kılıyor.

AKIN
GÜLER
Devre
arasında yapılan transferlerin “40 yıllık Bursasporlu gibi” takıma hızla
uyum sağlaması... Yine 21. haftada teknik direktörlük görevine getirilen “eski
dost” Mustafa Er’in sanki hiç ayrılmamış gibi yoğun bir hırsla takımı motive
etmesi…
Gelen
transferlerin -sakatlıklar dışında- beklenen katkıyı sağlaması… Zaten kadro
kalitesi ligin üstünde olan Bursaspor’u mental olarak daha da yukarı taşıdı.
Bütün bunlar içeride taraftarının da motivasyonuyla bir şekilde kazanan ama
“deplasmanda zorlanan” Bursaspor’un üzerindeki “ölü toprağının” atılmasının
başlıca faktörleri diyebiliriz.
Mustafa
Hoca’nın gelmesiyle birlikte, içeride dışarıda deyim yerindeyse “çatır
çatır” oynayan, her şeyden önemlisi “ligin ilk yarısındaki görüntünün
aksine” mücadele eden bir Bursaspor izlemeye başladık.
Kırklareli,
Menemen, Aksaray ve Muş maçlarında üst üste alınan 4 galibiyet, şampiyonluk
için umutlanan rakiplerin hevesini de iyice kırdı. Bu saatten sonra zirve
adayı takımların “şampiyonluk” için hevesleneceğini zannetmiyorum. Diğer
takımlar ancak play-off’u kovalayabilir.

SERKAN
YETİŞMİŞOĞLU
Bir kere
Bursaspor’da; önce Özlüce’de, sonra da bütün camiada büyük bir kenetlenme
yaşandı ve yaşanıyor.
Başkan
Enes Çelik, yönetim, teknik direktör Mustafa Er teknik ekip ve futbolcular, öyle büyük bir uyum ve inançla
çalışıyorlar ki; hedeflenen başarının gelmemesi düşünülemez bile…
Aynı ortak
hedefe kilitlenen tüm unsurlar, görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine
getirmeye devam edince, çaerekın dişlileri de tıkıt tıkır işliyor.
Bursaspor
zaten büyük bir marka ve şanlı bir şampiyon arma…
Maşallah,
işler de iyi gidiyor.
Mustafa
Hoca ile 9 maçtır, toplamda 10 maçtır yenilmiyor Timsahlar…
Er’in
hücum futbolunu bilemeyen yok: 9 maçta 24 gol attı yeşil beyazlılar… Maç başına 2,66
gol ortalaması…
Ancak 9
maçta sadece 2 gol yiyerek, “takım halinde nasıl iyi savunma yapılır” bunu
da herkese gösterdi başarılı teknik adam…
“Winner” Bursaspor’un ipi göğüslemesi için
çok az kaldı.
SORU 2: Bursaspor,
ligde kendisinden 2 kat fazla gol yiyen ve prestij dışında iddiası olmayan,
rahat konumdaki Fethiyespor’u Ege’de yenmek için neler yapmalı?

CELİL
İNCE
Fethiyespor
ve taraftarları için lig bitmiş durumda; ne play off gibi bir iddiaları var ne
de küme düşme gibi bir korkuları...
Bu, rakibi
daha rahat yapıyor.
Peki bu
rahatlık Bursaspor için iyi bir şey mi kötü bir şey mi?
Bence iyi
bir şey...
İddiası
olan ve önce kaybetmemek için sahaya çıkan son takım Gebze ile neler yaşadık?
Oyunu geride
kabul eden, önce gol yememeyi sonra da denk getirirse atmayı strateji olarak
belirleyen bir takıma karşı kilidi ancak ikinci yarıda açabildik.
A Milli
Takım karşısında Romanya da aynı şekilde oynadı ve orada da kilidi ikinci
yarıda açabildik.
Rahat olan
Fethiye böyle oynamayacaktır.
Onlar
için bu sezonun en büyük hikayesi, Bursaspor'u yenmek olur. Yıllarca bunu
anlatırlar.
İşte tam da
bu nedenle Bursaspor açısından kolay maç olacak diye düşünüyorum.
Fethiye kendi yarı alanına gömülüp oyunu orada kabullenmek yerine, Bursaspor'un
üzerine gelmeye çalıştığında, Bursaspor için hücumda işler kolaylaşacaktır. Tam
da Baran Başyiğit'in maçı olabilir bu maç...
Eğer bu
oyun planı sahada olursa; Bursaspor belki bir gol yer ama çok da gol atar. Dolayısıyla skor tahminim; 5-1
Bursaspor galibiyeti.

ERCAN
ALTINGÜL
Bu hafta
rakibimiz Fethiye ve deplasmanda oynayacağımız bir karşılaşma olacak.
Fethiyespor
ne düşme ne de play-off iddiası olmadığı için çok rahat konumda olan bir ekip.
Bu onların
Bursaspor karşısında hiçbir stres yaşamadan oynamalarını sağlayacaktır.
Bunun aksine,
kazanmak zorunda olan takım biz olacağımız için strese daha yakın olan taraf
olacağız. Olağanın dışında
sakin olup golü bulmada acele etmeden oynamalı ve sabırlı olmalıyız.
Rakibe
baktığımızda, kupada Galatasaray ve Karagümrük’e mağlup olmalarına rağmen çok
iyi direndiler ve iyi futbol oynadılar. Bu durumda hücum organizasyonlarında
mutlaka etkili olmalıyız.
Son maçta
bulduğumuz 2. gol gibi kanat oyuncularımızın topu sıfıra getirerek gol hazırlamaları
gerekiyor. Ayrıca en zayıf noktamız olan şut atmama eksikliğimizi bu maçta
geliştirerek ceza sahası dışından rakip kaleyi yoklayarak gol denemelerinde
bulunmayız.
Gebzespor
karşında kullandığımız birçok korner ve duran toptan maalesef gol bulamadık. Bu
maçta, oyun dengede gittiğinde, duran toplar bizim için büyük avantaj olacak ve
bunlardan mutlaka gol çıkarmak zorundayız.
Ayrıca
gelişen ataklarımızda ceza sahası içinde fazla adamla bulunmalıyız. Maalesef
bunu yapamıyoruz orta alan ve ters kanat oyuncularımız muhakkak atağa destek
vermeli ve delici koşularla rakip defansı zorlayarak gol şansı bulmalıdır.

ÖZGE
YETİŞMİŞOĞLU
Rakibin
iddiasının olmaması ya da diğer etkenler, kağıt üzerinde favoriyi gösterse de
her maçın ciddiyeti ve önemi büyüktür. Dolayısıyla, “nasılsa kazanırız”
havasında değil de bir final maçına çıkıyormuş gibi aynı ciddiyetle geçmeli 90
dakika. Ki takım da zaten bu manteliteye sahip. Fethiye'de hava, yağmurlu
gösteriyor. Bursaspor'un da yağmur gibi yağıp, net bir skorla evine
döneceğine inancım tam.

ERCAN
ATAL
Saha içinde anahtar
kelime ciddiyet ve sabır dengesi. Fethiyespor geniş alan bulduğunda etkili
olabilen bir ekip. Bu yüzden gereksiz riskler yerine, kontrollü hücum, arkada
sağlam yerleşim önemli. Özellikle top kayıpları sonrası verilecek reaksiyon,
maçın kaderini belirleyebilir.
Hücumda
Bursaspor’un yapması gereken, oyunu genişletmek ve rakibi hataya zorlamak.
Kapalı ya da yarı kapalı savunmalara karşı en etkili çözüm; kanatları doğru
kullanmak, hızlı top dolaşımıyla savunmanın dengesini bozmak. Erken bulunacak
bir gol, hem rakibin direncini kırar hem de oyunu tamamen yeşil-beyazlıların
kontrolüne bırakır.
Bir diğer
kritik nokta duran toplar. Böyle maçlarda kilidi açan anlar çoğu zaman duran
toplardan gelir. Bursaspor bu fırsatları ne kadar verimli kullanırsa, o
kadar rahat bir senaryo yakalar.
Son olarak
işin psikolojik tarafı… Liderlik sadece puan tablosunda değil, sahadaki
duruşta da hissedilmeli. Mustafa Er yönetimindeki takım, oyunun her anında “ben
bu ligin lideriyim” mesajını rakibe geçirebildiği sürece, Ege
deplasmanından galibiyetle dönmesi sürpriz olmaz.
Kısacası; ciddiyet,
doğru tempo, kontrollü oyun ve sabırlı hücum… Bursaspor bunları sahaya
yansıttığı anda, bu maçın anahtarı zaten cebinde olacaktır.

AKIN
GÜLER
Konu
Bursaspor olunca ligdeki bütün rakiplerin iştahı kabarıyor. Ki bu çok da
anormal bir durum değil. Bursaspor’u yenmek karşı takım için ciddi bir “prestij”
kazanmak demek. O haftanın olayına imza atmak demek. Takım ayırt etmeksizin
rakiplerin tek bir amacı var o da Bursaspor’u yenmek.
Hiçbir
iddiası olmayan takımlar bile sanki şampiyonluk maçına çıkar gibi çıkıyor ve ekstra
motive oluyor.
Sen eğer
büyük takımsan, ki “büyük takımsın” rakiplerin girdiği bu ruh haline
takılmamalısın.
Bursaspor’un
Fethiye’yi deplasmanda yenmesi için gereken tek bir şey var. Kendi oyununu
oynamak. Bu maçın mutlak favorisi Bursaspor’dur. Bursaspor’un bu maçta puan
kaybetmesi rakibin değil, kendi elindedir. Ligin boyu kısaldıkça zayıf
takımlara karşı futbolcuları motive etmek zorlaşır ki ben bu konuda sıkıntı
yaşanacağını düşünmüyorum.
Teknik
Direktör Mustafa Er’in soyunma odasında yaptığı maç konuşmaları ve açıklamaları
işi nasıl sıkı tuttuğunu bize gösteriyor.
Gebze
maçında önce soyunma odasında “Bizim amacımız bu puan farkını koruyarak
devam etmek değil. Bizim amacımız her hafta kazanarak, puan farkını açarak en
az 3-4 hafta önce şampiyon olmak. Biz bunu başaracağız” demişti Mustafa
Hoca...
Böyle bir
ortamda futbolcuların rehavete kapılacağını zannetmiyorum. İki takım arasında
ciddi bir güç farkı var.
3-0 biten
ilk maçı hatırlayalım. Bursaspor, devreye 2-0 önde gitmiş ve adeta fişi erken
çekmişti. Yine buna benzer bir senaryonun olmasını bekliyorum.

SERKAN
YETİŞMİŞOĞLU
Son 9 haftada
sadece 1 kez yenilen ve 2 beraberlik alan Fethiyespor, net bir klasman hedefi olmadığı için
rahat olacak.
Ancak Bursaspor
da, kendi oyunundan hiç taviz vermeden oynarsa, hele bir de golü erken bulursa
çok rahat kazanabilir.
Ama gol
gecikirse de, telaşa kapılmadan ısrarla atak tazelemek ve bol pas yapıp, gol için
“o anı kovalamak” gerek.
Takımda; 18
farklı oyuncu gole ulaştı. Bir o kadar da asist yapan Timsah var.
Yani, her
maç bir başka yıldızını vitrine çıkarabilecek yüksek kapasiteye ve kaliteye
sahip.
Mustafa Er’in
“kazanan takımı koruyacağını” düşünüyorum.
Halil
Akbunar’ın durumuna maç
öncesinde son kez bakılacak. Ama bence kendisini fazla zorlamamalı. Zira,
başta Mardin maçı olmak üzere, 4 maç daha var.
Hakkı
Türker’in cezası bitti. Kadro ve kulübe bir hayli geniş…
Lider Bursaspor’un
golü erken bulması halinde; 1.400 taraftarının desteğiyle, Ege’de gol
yağdırabileceğini tahmin ediyorum.

FETHİYESPOR-
BURSASPOR MAÇI SKOR TAHMİNLERİ:
Celil
İnce: 1-5
Serkan
Yetişmişoğlu: 0-4
Cemal
Ekentok: 0-2
Ercan
Altıngül: 1-1
Özge
Yetişmişoğlu: 0-3
Ercan
Atal: 1-4
Akın
Güler: 0-3
Cengiz
Kaya: 0-2
Murat
Çalıkapan: 0-3
Tahir
Baştaymaz: 0-5
Bekir
Bayırlı: 1-3
Ercüment
Şahin: 1-2
Murat
Mestan: 0-0
Okan
Aras: 0-1
Mustafa
Yaşar: 1-2
M. Nuri
Demir: 1-2






Yorumlar