Yarış sezonu başlamadan…
Motoru
son teknolojiyle güçlendirilmiş, özel parçalarla donatılmış son model bir araba alırsın…
Dışarıdan
bakınca yeşil metalik rengi pırıl pırıl parlıyordur…
Jantlar
da bembeyaz, gıcır
gıcır…
Hani, “cilli
gibi araba” derler ya, işte tam da öyle ve çok göz alıcı…
Bakmaya
doyamazsın…
Hatta dokunmaya
kıyamazsın…
Hiçbir
masraftan kaçınmadan, kıymışsındır paraya bu nefis spor otomobili alabilmek
için…
Belki de
bazı borçlarını ötelemişsindir…
GÜÇLENDİRİLMİŞ
BİR YARIŞ OTOMOBİLİ VAR PİSTTE…
Bilirsin ki;
Bu, müthiş
güçlendirilmiş janjanlı yarış otomobili, ilk etabını lider bitirdiği yarışta,
ikinci etapta damalı bayrağı zorlanmadan görecektir.
Ancak, bazen
garajdaki hesap pistte tutmaz!
Çıkarsın
piste, basarsın gaza, ama araba isteğin gibi gitmez…
Oysa, aracın
her yeri güçlüdür, fakat bazı virajlarda hafiften bariyerleri sıyırır, o
turda öne geçemez.
BAZEN
PİLOT DEĞİŞTİRMEK DURUMUNDA KALIRSIN…
O zaman
pilot değiştirmek durumunda kalırsın; otomobil istediğin gibi gitmiyor diye…
Hatta
bazen aynı yarış takviminde, 3. kez yeni pilot oturur direksiyona…
Aslında, bu
takıma aşinadır yeni gelen pilot…
Çünkü, o
takımdan yetişmiştir…
Huyunu, suyunu bilir…
ARABA HIZLANMAK İSTİYOR AMA...
Öyle ki;
İlk kez
İstanbul yarışına çıktığında, araba hızlanmak isterken bir şeylerin buna engel
olduğunu fark eder…
Usta
pilot, garajda
kaputu açıp motorun her yerine bakar…
Ekibin
gözüne çarpmayan 1-2 küçük şeyin karbüratörü tıkadığını fark eder…
Zira,
gücü kuvveti yerinde bu motorun, çetin yarışta, starttan çıktığı gibi finişe en
önde gireceğinden kimsenin kuşkusu yoktur.
Motor
güzelce temizlenir…
…Ve Bursa
etabında 40 bine yakın taraftarı önünde piste çıkar…
Ancak,
pist ıslak ve kaygandır…
Pilot,
gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra basar gaza…
Otomobil,
ilk etabın ardından -motorun da açılmasıyla- hız kazanır, ibre daha da
yükselir ve 6 puan kazanıp, rahatça damalı bayrağı görür.
Son 12 yarışa
zirvede girmiştir artık…
Usta
pilot, yaptığı kontrol ve bazı küçük dokunuşlarla aracın performansını
yükseltmeye başlamıştır.
YİNE “POLE
POZİSYONDA”
“Yeşil
Timsah” isimli
takım, şu an yine “pole pozisyondadır” hem de “en az 2 puan önde”…
Aracın gücüne
göre, her hafta elde edilen dereceler, yarış sezonu sonunda podyuma çıkıp
kupayı kaldırmaya yeter mi?
Şimdilik tabii
ki tam anlamıyla yetmez.
O İKİ SERT
ETABA DİKKAT
Zira, birkaç
etapta yavaşlarsan, Güneydoğu’daki o 2 sert parkuru, yeteri kadar puanlarla
geçemezsen, işler sıkıntıya girebilir!..
PİT-STOPLAR
ÖNEMLİ
Bu arada,
“pit-stoplar” sırasında lastik değiştirirken, bazı parçaların, birden
pit alanından uzaklaşması(!) konusuna da dikkat etmek gerek!
Evet…
Farklı
kazanılan bu etabın ardından herkeste yüzler gülüyor.
Bu ekip,
haftaya yine ilk cepten yarışa başlayacak.
Ancak, “güller
diyarı” Isparta’da gülmek için “vidaları biraz daha sıkmak” gerekecek.
Aracın
yola daha iyi oturması, motorun hakkını vermesi ve yolu kavraması için; pistte biraz daha uyumlu ve güçlü bir
ekip çalışmasına ihtiyaç var.
ER YA DA
GEÇ FİNİŞİ GÖRECEK
Çünkü “Er”
ya da geç, bu güçlü otomobil, asfaltı ağlatıp, açık ara finişi en önde
görecek kapasiteye ve kaliteye sahip…
Yeter ki, ekibin
tüm parçaları sağlam olsun ve arıza yapmadan, aynı hedefe ulaşmak için omuz
omuza vererek yola devam etsin.
Zaten bütün
camia şuna yürekten inanıyor:
Asfaltlarla
beraber rakipler de ağlayacak ve o kupa buraya gelecek!..





Yorumlar